Bugünün genç nüfusu demografik özellikleri itibarıyla, sahip olduğu sosyal statüyle, tüketim alışkanlıklarıyla ve hayat tarzları itibarıyla birbirinden ayrışmayan homojen bir sosyal gruptur (1).
demografik değişkenler değildir. Bu özellikler baz alındığında gençleri tanımlayabilirsiniz (genç kadınlar, üst sosyo-ekonomik sınıf gençler, okuyan ve çalışan gençler vb. şekilde), ancak bu gençlik kümeleri üzerine farklı hikayeler yazamazsınız, farklı sosyal gruplardan söz edemezsiniz. Demografinin tanımlayıcı sınırları içinde hapsolup kalırsınız.
Türkiye’de gençler için en önemli kurumlardan birisi ailedir ve genç bir başka şehirde çalışmak ya da eğitim almak veya evlenmek için evden ayrılmıyorsa hayatını ailesi ile sürdürür, ebeveynler en önemli rol modelleridir.
Gençler için ikinci önemli kurum eğitimdir. Gençler aileden gelen sosyal statülerini korumak ya da bir üst gruba geçmek için diplomanın önemine inanır, ama aldığı eğitim onunmesleğini belirlemez. Gençlerin ehliyeti ya da pasaportu yoktur ve sahip olmakda istemez, tatile çıkmaz; mobilitesi çok düşüktür. Gençlerin kültür sanat faaliyetleriyle, hobilerle işi yoktur, yabancı dil de bilmez. Kentli gençlerin spora da çok fazla ilgisi yoktur, kendisi aktif olarak spor yapmaz, en fazla futbol ile ilgilenir, futbol izler. Gençler boş zamanlarını arkadaşlarıyla vakit geçirerek, başta whatsup olmak üzere sosyal medyada sohbet ederek, AVM
gezerek, internette surf yaparak, müzik dinleyerek veya televizyon izleyerek geçirmektedir. Günde üç saat televizyon izler, altı saat internette zaman geçirir. Evcil hayvanları yoktur. Gençler siyasetten uzaktır, sivil toplum kurumlarında yer almazlar.
15 -24 yaş grubu gençleri daha yakından tanımak istiyorsanız, onları neler farklılaştırır sorusunun peşindeyseniz bunun üç yanıtı vardır: gençlerin yaşadığı coğrafi bölge, siyasi tutumlar ve değer yargıları.
Türkiye’de gençlerin yaşadığı coğrafi bölgeler baz alındığında beş farklı gençlik kesiminden söz etmek mümkündür: İstanbul gençliği (%18), Ege ve Akdeniz Kıyı Şeridi gençliği (%24), Orta Anadolu gençliği (%28), Karadeniz gençliği (%8) ve Doğu – Güneydoğu Anadolu gençliği (%22). Gençlerin yaşadıkları coğrafi bölgeye göre eğitim kurumları ve iş hayatları ile ilgili değerlendirmeleri de, ailelerine ve ülkelerine yönelik yaklaşımları da farklıdır. İstanbul gençliği ve Orta Anadolu gençliği için ailevi değerler her şeyin üzerinde gelirken, farklı nedenlerle de olsa Kıyı Şeridi ve Doğu – Güneydoğu Anadolu gençleri için bireysel değerler ailevi değerlerin üzerindedir.
Gençleri değer yargılarına göre birbirine benzer büyüklüklerde üç ana gençlik grubuna ayrıştırmak mümkündür. Gençlerin kadın, cinsiyet rolleri, teknoloji, çevre, özgürlük, din, göçmenlik vb. konularındaki tutum ve değer yargılarına ya da insanlara ve kurumlara duydukları güven düzeyine göre farklılaşan değerleri vardır. Gençlerin yaklaşık üçte biri toplumda egemen olan değer yargılarını benimserken, üçte biri bu değer yargılarına karşıt bir tutum sergilemektedir. Gençlerin üçte biri de bu konularda tarafsız değerlere sahiptir.
Bugünün Türkiyeli gençleri mevcut yerleşik kurumlara çok güvenmese de onlarla çatışmaya girmeden uzlaşmakta, aile kurumunun koruyucu şemsiyesinde elde edebileceği en üst eğitim düzeyine sahip olarak anne babasından gördüğü hayatın ve değerler sisteminin kopyasında yaşamayı arzulamaktadır.
*Bu yazı Fatoş Karahasan’ın Açılın Gençler Geliyor kitabında yayınlanmıştır (Mayıs 2018). CEO Plus Yayınevi.
(1) Araştırma, Sia Insight tarafından Türkiye kent nüfusunu 18 – 24 yaş grubunda temsil eden 2.000 genç ile yüz yüze görüşme yöntemi kullanılarak Aralık 2017’de gerçekleştirilmiştir.
(2) Gençlerin kendisini birden fazla siyasi kimlik ile tanımlamasına izin verilmiştir.




