Türkiye, Avrupa Birliği ve OECD tarafından yayınlanan birçok istatistikte son sıralarda yer alan bir ülke. Bu durum bize bugünlerimiz ve yarınlarımız hakkında iyi şeyler anlatmıyor.
Bu verilerden biri de ev gençleri üzerine yayınlanan istatistikler. Oranlar, ele aldığımız yaş grubuna göre değişmekle beraber, Eurostat tarafından yayınlanan istatistiklere göre, AB’ye üye ülkeler arasında 15-29 yaş grubunda ne okuyan ne de iş gücünde olan gençlerin oranı ortalamada yüzde 18 iken, bu oran Türkiye’de yüzde 35.6. 15-24 yaş grubu gençlere odaklandığımızda AB ortalaması yüzde 14.5’e gerilerken, Türkiye’de bu oran yüzde 31.1’dir. Her üç gençten birisi ne eğitimde ne de iş hayatında.
Burada vurgulanması gereken bir nokta var; hem Avrupa ortalamasında hem de Türkiye’de ev genci olanların oranı kadınlar arasında genel ortalamadan çok daha yüksek.
Geleceklerine dair hiçbir iyimserlik taşımayan ev gençleri tamamen ailelerinden aldıkları finansal destekle harcamalarını sürdürüyorlar.
Araştırmayı gerçekleştirdiğimiz büyük kentlerde yaşayan gençlerin eline ayda ortalama 6.150 lira harçlık geçiyor (günde 205 lira). Gençlerin ortalama geliri 15-19 yaş grubunda 4.000 lira iken, 25 – 29 yaş grubunda 8.000 liraya ulaşıyor.
Ev gençlerinin üçte biri zorunlu giderlerini karşılayamayan bir hayat sürüyorlar. Temel ihtiyaçlarının yalnızca bir kısmını karşılayabilenlerin oranı ise yüzde 35 seviyesinde.
Bu gençlerin en çok harcama yaptıkları üç alan giyim, dışarıda yemek yeme ve kişisel bakım ürünleridir. Toplu taşıma da gençlerin bir diğer önemli gider kalemi. Trendyol, Defacto ve LCW gençlerin en çok harcama yaptığı markalar.
Türkiye’deki tüm gençlere benzer şekilde, ev gençleri de zamanlarının büyük kısmını televizyon izleyerek veya sosyal medyada geçiriyorlar. Gençlerin diğer sevdikleri etkinlikler ise alışveriş merkezlerinde dolaşmak ve cafelere gitmek. Gençler sadece zaman öldürüyor.
Ne okuyan ne de çalışan gençlerin büyük bir çoğunluğu içinde bulundukları bu durumdan memnun değiller. Bu gençlerin yüzde 61’i ev genci olmaktan rahatsız.
Bu memnuniyetsizliğin bir uzantısı olarak, gençlerin yarısından çoğu çalışmayı ve / veya yaklaşık yüzde 40’ı da eğitim hayatına devam etmeyi arzu ediyor. Çalışmak isteyenlerin çoğunluğu özel sektörde bir iş sahibi olmayı hedefliyor. Ancak gençlerin önündeki en büyük engeller iş bulamamaları veya işin gerektirdiği donanıma sahip olmamaları ve bazıları içinse nasıl ilerleyeceklerini bilmemeleri.
Yakın geleceklerine dair karamsar olsalar da, ev gençlerinin gelecekten en büyük beklentileri finansal olarak kendi ayakları üzerinde durmak, daha kaliteli bir yaşama ve bir kariyere sahibi olmak. Bunlar aslında ulaşılması imkansız hayaller değil. Burada temel sorumluluk, bu gençleri evden çıkartıp iş hayatına ya da eğitim kurumlarına kazandıracak kamu yönetimine düşüyor. Gençler bu adımı atmaya hazır.
Kasım 2024’te yayınlanmıştır.