Bugünün kentli ve göreceli olarak eğitim düzeyi yüksek Türkiye gençliğine bir ayna tutsak, bu gençlerin kendilerini en güçlü gördükleri ve en iyi bildiklerine inandıkları konuların başında dijital oyun kültürünün, bilim ve teknoloji alanının ve özellikle de yapay zekâ gibi yeni teknolojik gelişmelerin ve sosyal medyada içerik üretiminin geldiğini görebiliriz.
Bunun yanı sıra, gençlerin teknoloji alanındaki hakimiyetlerinin ve ilişki ağı geliştirme becerilerinin sahip oldukları en önemli nitelikler olduğuna inandıklarını biliyoruz.
Tüm bu pozitif değerlendirmelere karşın, bu gençler, çalışkanlık ve sabır, istikrar, dayanıklılık ve sosyal sorumluluk bilincini kendilerinin en zayıf yönleri olarak görüyorlar. Gençler, kendilerinden önceki Y ve X kuşaklarını bu alanlarda daha güçlü buluyor.
Gençler, kendilerinden önce gelen kuşakları otoriteye daha saygılı olarak görürken, aynı zamanda bu kuşakların ekonomik belirsizlik gibi zorlu durumlara ve dönemlere başarılı bir şekilde uyum sağladığına da inanıyor. Bu başarılara karşın, gençler eski kuşakların teknolojik değişimlere uyum sağlayamadığını düşünüyor.
Tahmin ettiğiniz gibi bu gençler hepimizin bir çırpıda Z kuşağı olarak tanımladığı gençler ve paylaştığım değerlendirmeler de gençlerin kendileri ve önceki kuşaklar ile algıları (1).
Bu özelliklerin hemen tamamı Türkiye gençliğini özellikle Batı dünyası gençliği ile buluşturan ve aynılaştıran özellikler.
Z Kuşağı Miti
Hiç kuşku yok ki, bugün 15–24 yaş grubunda olan gençler bu ve benzeri ortak özelliklere bir anda sahip olmuyorlar. Tüm gençler aynı biçimde tüketmiyor, aynı hayat tarzına sahip olmuyor, aynı popüler kültür ürünlerini izlemiyor ya da dinlemiyorlar. Farklı gençlik grupları aynı anda toplumda var oluyor. Bu gençleri betimlemekte kullandığımız özellikler onların Weberyen anlamda ideal tiplerini oluşturuyor.
Kendilerini teknolojiden ve bu alandaki hakimiyetlerinden yola çıkarak tanımlayan bu gençleri bugün başka hangi özelliklerle tanımlayabiliriz? Bugünün gençlerine damga vuran özellikler nelerdir (2)? Benim için bu özellikler arasında en önemlileri gençlerin sahip oldukları siyasi kimlikler, sosyal tutumları ve sahiplendikleri değerler.
Gençlerin Siyasi Kimliği
Bugünün gençliğini en iyi tanımlayan ve farklı gençlik gruplarını birbirinden ayırt eden özelliklerin başında, sahip oldukları siyasi duruş ve siyasi kimlik geliyor.
2024 Türkiye gençliğinin kendini tanımladığı en net ve baskın siyasi kimlikler Atatürkçülük ve milliyetçilik olarak karşımıza çıkıyor. Birbirine son derece yakın oranlarda, gençlerin üçte biri kendini Atatürkçülük ile özdeşleştirirken, benzer orandaki bir başka gençlik kitlesi de milliyetçilik ile özdeşleştiriyor.
Bu kimlikleri takip eden diğer siyasi duruşlar muhafazakârlık ve İslamcılık. Gençlerin beşte biri kendini muhafazakâr olarak tanımlarken, benzer bir orandaki bir diğer kitle de kendisini İslamcı olarak nitelendiriyor.
Bundan yaklaşık yedi sene öncesine kıyasla, gençlerin siyasi kimliklerini açıklama konusunda kendilerini daha rahat hissettiklerini söylemek yanlış olmayacaktır (3).
Bir diğer önemli değişim de milliyetçilik ve muhafazakârlık kimliklerinde gözlemlediğimiz yükseliştir. Bugünün Türkiye gençliği, geçmişe kıyasla daha milliyetçi ve daha muhafazakârdır. 2017 yılında gençlerin yüzde 11’i kendisini milliyetçi ve yüzde 12’si de muhafazakâr olarak tanımlarken, bugün bu oranlar sırasıyla yüzde 34’e ve yüzde 19’a yükselmiştir. Atatürkçü gençlerin oranı değişmezken İslamcı kimliği sahiplenen gençlerin oranı üç puan düşmüştür.
Gençlerde gözlemlediğimiz bu dönüşümün bir benzerini genç yetişkinlerde de görmek mümkündür. 2024 Türkiye Gençlik Araştırması’na benzer bir dönemde gerçekleştirilen Gençlerin Politik Tercihleri Araştırması’nda da en baskın görünen kimlikler Atatürkçülük ve milliyetçilik olarak karşımıza çıkmaktadır (4).
Gençlerin dünyasında milliyetçilik rüzgârlarının esmesinin en önemli nedenleri, Türkiye’de önemli bir toplumsal sorun olarak nitelendirilen mülteci ve göçmen nüfusu ile Kürt sorunu alanında iktidar tarafından izlenen siyaset ve bu sorun çerçevesinde geliştirilen siyasi söylemlerdir.
Gençlerin Toplumsal Değerleri
Bu siyasi iklim çerçevesinde, gençlerin toplumsal kurumlara duydukları güven ve çeşitli konulardaki tutum ve değer yargılarına baktığımızda, gençlerin aralarında ordu, emniyet, eğitim, parlamento, yargı organları, hükümet gibi toplumsal kurumlara geçmişe kıyasla daha çok güvendiklerini gözlemliyoruz. Bu güven artışının istisnaları özel eğitim ve özel sağlık kurumları ile tüm medya kanallarıdır.
Gençlerin toplumsal değer yargılarına baktığımızda da siyasi kimliklerine paralel bir şekilde, geçmişe kıyasla daha fazla milliyetçi ve muhafazakâr söylemleri sahiplendiklerini ve ekoloji alanındaki duyarlılıklarının arttığını net bir şekilde gözlemliyoruz.
Milliyetçiliğin kendini en çok gösterdiği alanlar, mülteci ve göçmen karşıtlığı ile milli değerleri her türlü siyasi anlayışın üzerinde görme anlayışıdır. Gençler azınlık fikirlerini dikkate almaktansa çoğunluk ne diyorsa onun yanında konumlanmayı tercih etmektedir. Günümüz gençliği adeta “Çoğunluk” filminin birer kahramanıdır.
Türkiye gençliğini etkisi altına alan muhafazakârlık ve milliyetçilik akımının etkisini gösteremediği tek alan, kadın ve kadının toplumsal rolüdür.
Gençler her ne kadar LGBTİ+ hakları alanında bugün çok daha muhafazakâr olsa da, toplumsal cinsiyet alanında konu kadın meselesine geldiğinde, bugünün gençlerinin bundan yedi sene öncesine kıyasla bambaşka bir noktada durduğunu görüyoruz.
Gençler bugün, kadının çalışmak için ya da herhangi bir başka konuda kocasından ya da ailedeki bir başka erkekten izin almasına, kadının kendisini öncelikle ailesine ve çocuklarına adamasına, istihdamda erkeklere öncelik tanınmasına, benzer bir işte kadınların erkeklerden daha az ücret almasına kesinlikle karşı çıkmaktadır.
Kadın meselesinde, geleneksel ve ataerkil toplumsal değerler alt üst olmuştur ve kadına yönelik şiddet konusu hemen hemen tüm gençlerin kırmızı çizgisidir.
Toplumsal değerler dikkate alındığında, gençlerle ilgili bir başka önemli tespit, gençlerin özgürlük, eşitlik ve adalet konusundaki duruşları hakkındadır. Bugünün Türkiye gençliği, sahip olduğu siyasi kimliklerden ve tercihlerden bağımsız olarak özgürlükçü değerlere, toplumsal adalet ve eşitliğe, adil gelir ve servet dağılımı idealine sımsıkı sarılmaktadır.
Gençler özgür, adil ve eşitlikçi bir ülke idealini sahiplenmektedir. Günümüz gençliğinin bir diğer ideali de cumhuriyetin lâiklik ilkesidir.
Özgürlük ve lâiklik meselesi bir yana bırakılacak olursa, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşullar ve gençlerin bu konuda sahip oldukları kötümser ruh hali, onların eşitlik ve adil bölüşüm ideallerini beslemektedir.
Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Var mı?
Türkiye’de gençler geleneksel sağ siyasetin bayraktarlığını yaptığı muhafazakâr ve milliyetçi bir dünya görüşünü, sol söylemlerin sahiplendiği özgürlük, eşitlik ve adil bölüşüm düşünce sistemiyle sentezlerken, Batılı yaşıtları nasıl bir değerler sistemini savunuyor? Başta Batılı toplumlar olmak üzere tüm dünyada rekabetçi otoriter demokrasiler siyasete yön verirken, gençler kendilerini siyaseten ve kültürel anlamda nerede konumlandırıyorlar? Batı cephesinden bize nasıl haberler geliyor, Batı cephesinde yeni bir şey var mı?
Z Kuşağı olarak tanımlanan gençlik, bugün ABD, Avustralya, Kanada, İngiltere ve Avrupa nüfusunun beşte birini, Çin’in yüzde 16’sını, Japonya’nın yüzde 13’ünü ve Afrika nüfusunun da neredeyse üçte birini oluşturmaktadır.
Öncelikle hemen belirtmek gerekiyor ki, Kuzey Amerika toplumlarında Z Kuşağı, toplumsal çeşitliliği en çok bünyesinde barındıran kuşaktır. Bu kuşağın yaklaşık yarısı etnik veya ırksal olarak farklı köklerden gelmektedir. İşte tam da bu nedenle, bu kuşak, öncülleri arasında yoksulluğun en yaygın şekilde görüldüğü kuşak olarak şimdiden tarihe geçmiştir (5).
Bu nesil, çokkültürlülüğü benimseyerek çeşitli etnik kökenleri, kültürleri ve kimlikleri temsil etmektedir. Bu nedenle kapsayıcılık, çeşitlilik ve eşitlik, bu kuşağın en çok önemsediği toplumsal değerlerdir. Bu toplumsal değerler, ırk, etnisite, cinsiyet, cinsel yönelim ve sosyo-ekonomik farklılıkların bir arada yaşamasına uygun toplumsal bir yapının kurulmasına olanak sağlamaktadır.
Özellikle Kuzey Amerika toplumlarındaki Z Kuşağı, ırksal adalet ve sürdürülebilirlik konularında güçlü değerlere sahiptir.
İklim krizi, bu gençlerin ajandasındaki en önemli konuların başında yer almaktadır. Sürdürülebilirlikle ilgili taahhütlerin tutulması, bu gençlerin kamu yönetiminden ve şirketlerden en önemli beklentileri arasındadır.
Irksal adalet, çevre sorunları ve iklim krizi dışında, özellikle pandemi sonrası dünyada sağlık hizmetlerine erişim; global ekonomik krizin etkisiyle iş bulma, mevcut borçları yönetme, hayat pahalılığı ve konut sahibi olma endişelerinden oluşan ekonomik sorunlar ve hâlâ bir sosyal mobilizasyon aracı olduğu için yüksek eğitime erişim hakkı, Kuzey Amerikalı gençlerin en önemli toplumsal sorunları arasında yer almakta ve dolayısıyla günlük gündemlerini oluşturmaktadır.
Kuzey Amerika toplumlarında gençlik geçmiş kuşakların gençlerine benzer şekilde kendini daha çok sol eğilimli olarak tanımlamaktadır; kendilerini muhafazakâr olarak tanımlayanlar dahi toplumsal ilerlemecilik adına LGBTİ+ haklarını ya da ırkçılığı önlemeye dair alınacak her türlü önlemi desteklemektedir.
Avrupa gençliğine bakacak olursak, bu gençler de kökenleri itibarıyla en geniş çeşitliliği barındıran ve göreceli olarak en yüksek eğitim seviyesine sahip olan gençlik kuşağıdır. Bu gençlerin gündemlerindeki konular Kuzey Amerika gençliğinden farklılaşmamaktadır.
Kıta Avrupası’nda gençlerle gerçekleştirilen birçok araştırma, pandemi ve ekonomik krizin etkisiyle sağlık sistemi ve işsizlik sorunlarının yanı sıra iklim krizinin en önemli toplumsal sorunlar olarak ortaya konduğunu göstermektedir. Yine Kuzey Amerika toplumlarına benzer şekilde, konut sorunu kıta Avrupası gençleri arasında da sıklıkla dile getirilmektedir (6).
Avrupa gençliği ile Kuzey Amerika gençliğinin toplumsal sorunları örtüşmekte, ancak bu sorunların önem sıralaması değişmektedir. Örneğin, iklim krizi ve çevre sorunları Avrupalı gençler arasında daha çok önemsenmekte, ama en önemli sorun olarak görülmemektedir.
Avrupa gençliğinin büyük bir çoğunluğu pandemi döneminin dayanışmanın önemine işaret ettiğine, ancak Avrupa Birliği’nin bu konuda yeterince hazır olmadığını kanıtladığına inanmaktadır. Gençler aynı zamanda Birlik çatısı altında sağlık alanında yeterince yatırım yapılmadığını düşünmektedir.
Avrupalı gençlerin değerler sistemini yakın dönemde etkileyen bir diğer önemli gelişme, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesidir. Avrupalı gençler Ukrayna’daki savaş nedeniyle bu ülkeye daha çok destek verilmesini onaylamakta ve Avrupalı devletlerin daha fazla sayıda Ukraynalı mülteci kabul etmesi gerektiğini savunmaktadır.
Avrupalı gençlerin Avrupa Birliği’ne yönelik beklentileri özellikle üç toplumsal sorunda düğümlenmektedir: Üye ülkelerin LGBTİ + haklarını eksiksiz bir şekilde uygulaması, iklim krizi sorununu daha çok ciddiye alması ve demokrasi ve insan haklarına tavizsiz bir şekilde sahip çıkılması.
Ancak, Avrupalı gençlerin bu konulardaki tutumlarını hemen bir potada eritmemek ve Batılı ve Doğulu Avrupalı gençlerin bu konularda farklı bir duruşlarının olduğunu belirtmek gerekiyor.
Peki, genel olarak tüm bu ilerlemeci ve sol eğilimli duruşun sandıktaki karşılığı kendisini nasıl gösteriyor?
Bugün doğusundan batısına tüm Avrupa’da aşırı sağ partilerin 35 yaş altı seçmenleri büyük ölçüde etkilediği ve gençleri ana hedef olarak belirlediği bilinmektedir.
Bu partilerin en önemli politikaları, anti-AB söylemleri ile mülteci ve göçmen karşıtlığında şekillenmektedir. Genel olarak yaşam kalitesi seviyesinin korunamaması, konut krizi ve işsizlik gibi sorunlar, bu partilerin büyüyüp güçlenmesini sağlamaktadır.
Bu partilere destek veren gençlerin tercihlerini öncelikle etkileyen faktör, anti-AB söylemler ile mülteci ve göçmen karşıtlığından ziyade başka alanlarda bulunuyor. Gençler tarafından aşırı sağa verilen desteğin kökeni özellikle ekonomik sorunlarda düğümleniyor: yüksek enflasyon, düşük ücretler, yüksek işsizlik oranları ve konut fiyatları.
Kadınların Toplumsal Değerleri Etkileme Gücü
Günümüz Batı toplumlarındaki gençleri anlatırken ve anlarken dikkate almamız gereken önemli bir toplumsal gelişme mevcuttur.
Stanford Üniversitesi’nde konuk akademisyen olarak görev yapan Alice Evans, 30 yaş altındaki gençlerin ve genç yetişkinlerin sahip oldukları toplumsal değerlerin bir bütün olarak ele alınmaması gerektiğini, kadınların ve erkeklerin bu alanda bambaşka dünyalara sahip olduğunu açıkladı (7). Evans’a göre, kadınlar birçok toplumsal meselede hiperilerlemeci düşünceleri savunurken, erkekler daha muhafazakâr bir dünya görüşüne sahip bulunuyor.
Bugün ABD, Almanya, İngiltere, Çin, Güney Kore ve Tunus dahil olmak üzere birçok ülkede kadınlar ve erkekler arasında ciddi bir ideolojik farklılık bulunuyor.
Kadınlar ve erkekler arasındaki bu ideolojik farklılık, kendini siyasi parti tercihlerinde ortaya koyduğu gibi, ırksal adalet ve göçmen politikaları gibi konularda da belirgin bir biçimde açığa çıkıyor. Alice Evans’a göre kadınlar ile erkekler arasında ideolojik farklılığın oluşmasının en önemli nedeni, günümüz toplumlarında erkeklerin kadınlar hakkındaki düşüncelerinden kaynaklanıyor (8).
Evans, modern toplumlarda genç erkeklerin ebeveynlerinin düşüncelerini paylaşmadıklarını, ancak kadınlara yönelik olarak haksız bir şekilde toplumsal avantaj sunulduğuna inandıkları için onlara derinden bir kızgınlık beslediklerini ifade ediyor. Çünkü özünde erkekler, kadın erkek eşitliğine yönelik her türlü çabayı adaletsiz buluyor ve kendilerine yapılan hareketler olarak değerlendiriyor. Erkeklerin kadınlara yönelik kızgınlıklarının bazen düşmanlık boyutuna kadar ulaştığı gözlemleniyor.
Erkeklerin bu tutumu onların hemen her konuda muhafazakârlaşmasına ve kadınların da daha ilerlemeci bir bakış açısına sahip olmasına neden oluyor.
Hemen altını çizmek istiyorum, Türkiye bu konuda benzer bir konumda bulunmuyor.
Bugün Türkiye’de genç kadınlar ve erkekler birbirine benzer değer yargılarını paylaşıyor. Birçok toplumsal sorunda genç kadınların erkeklerden daha ilerlemeci olduğunu öne sürmek mümkün değildir. Bunun tek istisnası kadın konusudur.
Genç kadınlar genç erkeklere kıyasla kadın sorununa ilerlemeci bir tutumla sahip çıkıyorlar.
Türkiye’de genç kadınlar ve erkekler arasında ideolojik farklılık bulunmasa da Evans’ın vurguladığı kızgınlık ve öfke duygusunun Türkiye’de hemen hemen tüm yetişkin erkeklerde gözlemlendiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Türkiye’de kadına yönelik şiddetin altında da bu öfke yatıyor. Genç kadınların yanı sıra genç erkeklerin de kadına şiddete karşı olması toplum olarak en büyük şansımız.
Sonuç Olarak
Günümüzde ne Türkiyeli ne de Kuzey Amerikalı ve Avrupalı gençler ezbere bildiğimiz kalıplara sığmıyorlar. Bugünün gençliği, yeni bir paradigma çerçevesinde dünya sahnesinde yer alıyor.
Ortak noktaları, farklı nedenlerle de olsa dönüşen bir demografik yapının ve hızla değişen dijital teknolojinin içinde kendilerini bulmaları, daha doğrusu bu ikili yapının bir ürünü olmaları. Bu ikili yapı onların birçok değeri ve tutumu ortak bir şekilde benimsemelerini ve bu suretle de önceki nesillerden farklı olmalarını sağlıyor.
Türkiyeli gençler, yükselen milliyetçilik ve muhafazakârlık rüzgarında kendilerini ifade ederken, önceki kuşaklara kıyasla toplumsal, milli ve dini değerlere daha çok sarılıyor ve kendisinden farklı olana daha az hoşgörü gösteriyorlar. Türkiyeli gençlerin toplumsal anlamda “diğer” olarak tanımladığımız sosyal gruplara ve kimliklere karşı saygılı bir tutuma ve duruşa sahip olduğunu iddia etmek ne yazık ki son derece güç.
Türkiyeli gençlerin ideolojilerinden ve siyasi kimliklerinden bağımsız olarak ortak bir şekilde sahiplendikleri ve dönüştürmeyi hedefledikleri en önemli konu kadın sorunudur. Gençlerin uzlaştığı bir diğer önemli mesele de çevre ve iklim krizi konusudur. Aslında bu sorun Türkiyeli ve Batı gençlerin en önemli kesişim noktasıdır.
Batılı gençler, kendilerini daha sol eğilimli ve ilerlemeci olarak tanımlamakta ve bu konumlarından dolayı da birçok toplumsal konuda önceki nesillerden daha liberal ve özgürlükçü tercihler yapmaktadır.
Rekabetçi otoriter demokrasilerin hüküm sürdüğü günümüzde, siyasetçilerin ve kamu politikalarını biçimlendiren yetkililerin radarında en ön sırada gençler bulunuyor. Gençlerin tercihi, bugünü olduğu kadar geleceğin toplumunu da biçimlendirecek en önemli güçtür.
Kaynakça
(1) Gençler Ne Biliyor? (Şubat 2024), İstanbul, Ankara ve İzmir illerinde yaşayan, 15 – 24 yaşlarında, okuyan ve/veya çalışan 511 genç ile online bilgi toplama yönetimi kullanılarak 02 – 12 Şubat 2024 tarihleri arasında Sia Insight tarafından Marketing Türkiye için gerçekleştirilmiştir.
(2) 2024 Türkiye Gençlik Araştırması (Mart 2024), 15 – 24 yaş grubu Türkiye kent nüfusunu coğrafi bölge, yaş, cinsiyet, çalışma ve eğitim değişkenlerine göre temsil eden 2.000 genç ile yüz yüze görüşme yöntemi kullanılarak 16 Ocak – 08 Mart 2024 tarihleri arasında Sia Insight tarafından gerçekleştirilmiştir.
(3) 2018 Türkiye Gençlik: Çatışmadan Konformizme Araştırması (Ocak 2018), 15 – 24 yaş grubu Türkiye kent nüfusunu coğrafi bölge, yaş, cinsiyet, çalışma ve eğitim değişkenlerine göre temsil eden 2.000 genç ile yüz yüze görüşme yöntemi kullanılarak 12 Ekim – 19 Kasım 2017 tarihleri arasında Sia Insight tarafından gerçekleştirilmiştir.
(4) Gençlerin Politik Tercihleri Araştırması 2024 (Mart 2024), 18 – 30 yaş grubu Türkiye nüfusunu coğrafi bölge, yaş ve cinsiyet değişkenlerine göre temsil eden 1.864 genç ile yüz yüze görüşme yöntemi kullanılarak 7 – 18 Şubat 2024 tarihleri arasında Konda tarafından gerçekleştirilmiştir.
(5) What Does Statistics Say About Gen Z? (Kasım 2023), Annie E. Casey Foundation. https://www.aecf.org/blog/generation-z-statistics
(6) Next Generation or Lost Generation (Aralık 2020), Nora Milotay, European Parliamentary Research Service.
(7) A New Global Gender Divide is Emerging (26 Ocak 2024), John Burn-Murdoch, Financial Times. https://www.ft.com/content/29fd9b5c-2f35-41bf-9d4c-994db4e12998
(8) Elections Reveal a Growing Gender Divide Across South Korea (10 Nisan 2024), Se Eun-Gong, NPR. https://www.npr.org/2024/04/10/1243819495/elections-reveal-a-growing-gender-divide-across-south-korea
2024 Aralık ayında yayınlanmıştır.